şu an yaşadığımızı sandığımız refah -bilerek ya da bilmeyerek- aynı zamanda bir tür şizofrenik varoluşa neden oluyor. bu toplumda inanılmaz yüksek derecede saldırganlık ve yıkıcılık biriktiğini üzülerek söylemek istiyorum. içi boş refah ile en fazla da bu olurdu zaten.

insanları kontrol etmek gerektiği fikri baştan yanlıştı. insanların içsel duygusal güdüleri var ama bunlar kendi içinde şiddet dolu veya kötü değildi. bu güdüleri tehlikeli yapan şey; onları bastıran ve çarpıtan iktidar politikaları ve toplumdur.

modern psikolojide belki de en çok kullanılan ifadelerden birisi “çevreye uyum sağlayamayan” ifadesidir. uyumsuz lafı, modern çocuk psikolojisinin ayrılmaz bir parçasıdır. elbette hepimiz nevrotik ve şizofrenik bir yaşamdan kaçınmak için uyum sağlamaya çalışırız.

toplumumuzda ve yaşadığımız evrende öyle şeyler var ki, bunlara uyum sağlayamadığım için gurur duyuyorum! içinde iyi niyet taşıyan bütün insanları da güzel bir toplum varolana kadar bunlara uyum sağlamamaya davet ediyorum.

dürüstçe ifade ediyorum; asla dil, din, ırk, mezhep ayrımına ve her türlü ayrımcılığa uyum sağlamaya niyetim yok. ihtiyaçları çoğunluktan esirgeyip, lüksleri azınlığa dağıtan bir ekonomik sisteme uyum sağlamaya niyetim yok. refah toplumu içinde yaratıcının yarattığı milyonlarca çocuğu fakirlik, taciz, tecavüz kafesinin içerisine sıkıştırıp boğulmaya bırakan bir ekonomik sisteme uyum sağlamaya, hiç niyetim yok!

Reklamlar