ben, belli bir dönemin ardından -artık- yolun kenarında bekleyen ve geçenlere el sallayanlardanım. çünkü ben bu yoldan geçtim, ben bu yolda oldum. ben bu yolda kaldım, hatta yolun sonunu gördüm ve yeri geldi yolun sonu, yolun kendisi oldum. ama ben bu yolda en çok beklemeyi sevdim. en çok geçenleri izlemeyi ve en çok el sallamayı, umut aşılamayı, gülmeyi ve tarif etmeyi.

ne güzeldir şimdi o yolun sonuna yaklaşmanın verdiği hüzün. ve kim bilir ne üzücü olacaktır yolun sonunda kimsenin olmadığını görmek ya da istediklerinin orada değil yolun içinde gizlendiğini öğrenmek.

bıkmadan usanmadan kendi için gerekli olan tüm yollara giren ve her şeye rağmen yolun bir yanında mutlaka var olan insanlar olabilmemiz temennisiyle.

yollar olduğu sürece: varmak, tükenmeyen bir umuttur. ve aradığımız şeyler her zaman yolun sonunda değil belki içinde belki yanında belki de.. bilmem, henüz bilinmeyen çook başka bir yerinde.

Reklamlar